Yüzyıllardır “Güvenli Liman” olarak bilinen altın, özellikle enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde Türk yatırımcısının bir numaralı tercihi olmaya devam ediyor. Ancak teknolojinin gelişmesiyle birlikte altın yatırımı yapmanın yolları da çeşitlendi. Artık sadece kuyumcudan çeyrek altın almak zorunda değilsiniz. Peki, sizin için en karlı yöntem hangisi? Fiziki altın mı, banka hesabından gram altın mı, yoksa son dönemin parlayan yıldızı altın fonları mı? İşte tüm yöntemlerin artıları ve eksileriyle dev karşılaştırma.
1. Fiziki Altın (Geleneksel Yöntem)
Kuyumcudan alınan Gram, Çeyrek, Yarım veya Cumhuriyet altınıdır.
- Avantajları: Altın elinizin altındadır. Bankacılık sistemindeki krizlerden etkilenmezsiniz. Psikolojik olarak “sahip olma” hissi verir.
- Dezavantajları: Çalınma ve kaybolma riski vardır. Saklama maliyeti (kasa kiralama vb.) doğabilir. Ayrıca kuyumcuda alım-satım yaparken işçilik maliyeti nedeniyle değer kaybı yaşanabilir. Özellikle işçilikli bilezik ve kolyeler yatırım için önerilmez.
- Kimin İçin Uygun?: Uzun vadeli düşünen, bankalara tam güvenmeyen ve “yastık altı” kültürüne yakın yatırımcılar için.
2. Banka Hesabı Üzerinden Altın (Dijital Altın)
Bankaların mobil uygulamaları üzerinden 7/24 gram altın (XAU/TRY) alıp satmaktır.
- Avantajları: Çalınma riski sıfırdır. Saklama maliyeti yoktur. İstediğiniz an nakde çevirebilirsiniz. 0.01 gram gibi çok küçük tutarlarla bile birikim yapabilirsiniz.
- Dezavantajları: En büyük sorun **”Makas Aralığı”**dır. Piyasa dalgalı olduğunda veya mesai saatleri dışında bankalar alış ve satış fiyatı arasındaki farkı (spread) çok açar. Bu da kısa vadeli al-sat yapmayı imkansız hale getirir.
- Kimin İçin Uygun?: Düzenli olarak (örneğin her maaş gününde) birikim yapan ve altını fiziksel olarak saklamakla uğraşmak istemeyenler için.
3. Altın Yatırım Fonları (Profesyonel Yönetim)
Son yıllarda popülerliği artan bu yöntem, TEFAS üzerinden işlem gören ve içeriğinde altın ile altına dayalı kira sertifikaları barındıran fonlardır.
- Avantajları: Bankaların uyguladığı yüksek makas aralıklarına maruz kalmazsınız. Profesyonel portföy yöneticileri tarafından yönetilir. Tek bir işlemle portföyünüze altın eklemiş olursunuz.
- Dezavantajları: Yıllık yönetim ücreti kesintisi vardır (genellikle %1-2 civarı). Anlık al-sat yapılamaz, fonun valör (işlem gerçekleşme) süresi vardır.
- Kimin İçin Uygun?: Makas aralığından kaçmak isteyen ve orta-uzun vadeli yatırım düşünen modern yatırımcılar için.
Hangisini Seçmelisiniz?
Karar verirken “Vade”nizi belirlemeniz gerekir.
- Eğer al-sat yaparak para kazanmak istiyorsanız, Borsa İstanbul’daki “Altın Sertifikası (ALTIN.S1)” gibi enstrümanlar daha düşük makas aralığı sunabilir.
- Eğer “Evladiyelik kalsın, dokunmayayım” diyorsanız fiziki altın hala en geçerli yöntemdir.
- “Maaşımdan artanı kenara atayım” diyorsanız banka hesapları veya fonlar pratiklik açısından öne çıkar.
Özetle: Altın, portföylerin sigortasıdır. Hangi yöntemi seçerseniz seçin, portföyünüzün en az %10-%20’lik kısmında değerli maden bulundurmak, finansal fırtınalara karşı sizi koruyacaktır.
Uyarı: Ekonomicepte.com‘da paylaşılan haberler ve piyasa yorumları yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Yatırım tavsiyesi değildir.









